Dağınık görünen odaların çoğunda sorun eşya fazlalığı değil, saklama düzeninin eksikliğidir. Geçiş alanı dekorasyon ile ilgili gizli depolama alanları kurgulandığında oda kendiliğinden toparlanmış gibi görünüyor. Görünmeyen ama işi bitiren saklama çözümlerine yakından bakıyoruz.
Geçiş alanı dekorasyon ile ilgili Ankara icindeki uygulamalarda konut mimarisinin etkisi buyuktur. Yuksek tavanli eski yapilar ile yeni toplu konutlarin ihtiyaclari birbirinden ayrisir. Bolgedeki tedarik ve nakliye kosullari da malzeme secimini sekillendiren pratik bir etkendir.
Sertifikali ahsap, dusuk salimli boya ve geri donusturulmus tekstil secenekleri artik kolay bulunuyor. Geçiş alanı dekorasyon secerken bir parcayi iki kez almak yerine bir kez dogru almak en cevreci karardir.
Öte yandan, gunluk hayatin yogun kullanildigi evlerde estetik kadar dayaniklilik da onemlidir. Geçiş alanı dekorasyon ile ilgili secimlerde silinebilir yuzeyler, yuvarlatilmis kenarlar ve leke tutmayan kumaslar one cikar.
Tirmalamaya dayanikli dokular ve cikarilip yikanabilir kiliflar temizlik yukunu ciddi olcude azaltir. Geçiş alanı dekorasyon konusunda devrilme riski olan yuksek parcalari duvara sabitlemek de sart.
Her malzemenin kendi ritmi vardir: ahsap yaglanmak, tekstil havalandirilmak, metal ise nemden korunmak ister. Bakim araliklarini malzemeye gore ayirdiginizda urun omru belirgin sekilde uzar.
Guzel duran bir mekan, dogru kurgudan cok duzenli bakimla ayakta kalir. Haftalik, aylik ve mevsimlik olarak ucе bolunmus kisa bir takvim, buyuk temizlik yukunu ortadan kaldirir.
Mutfak, banyo ve dis duvara bakan koseler nem yuzunden en cabuk yipranan bolgelerdir. Havalandirma alistirilmadan yapilan her yenileme, birkac sezon icinde kabarma ve leke olarak geri doner.
Nemli mekanlarda malzeme secimi estetikten once gelir; su itici yuzeyler ve nefes alan boyalar uzun vadede tasarrufturur. Mobilyayi duvardan birkac santim ayirmak bile hava sirkulasyonunu belirgin sekilde iyilestirir.
Pratikte, kalite genellikle gorunmeyen detaylarda saklidir: birlesim yerleri, vida yuvalari, kenar bantlari ve astar kumasi. Urunu ters cevirip alt yuzeyine bakmak, katalog fotografindan cok daha fazlasini anlatir.
Bir diger sik hata, duvar kenarina siralanmis mobilyalarin oday buyuttugu inancidir; cogu zaman sonuc bos bir orta bosluk ve dagilan bir oturma duzenidir. Geçiş alanı dekorasyon konusunda acele karar verilen renk secimleri de sonradan en pahaliya mal olan pismanliklardandir.
İlk bakışta, en yaygin hata, mekani olcmeden alisverise cikmak ve gozle tahmin edilen boyutlara guvenmektir. Ikinci sirada her seyi ayni anda ve tek bir magazadan almak gelir; bu, mekani vitrin gorunumune sokar. Ucuncusu ise tek bir tavan armaturuyle butun odayi aydinlatmaya calismaktir.
Bu nedenle, boy aynası kavramı, mekânın genel karakterini belirleyen ve diğer seçimleri yönlendiren bir başlangıç noktası olarak düşünülebilir. Uygulamada önce bu ögeyi merkeze alıp çevresindeki renk, doku ve mobilya kararlarını ona göre şekillendirmek daha tutarlı bir sonuç verir. Tek bir odada birden fazla güçlü ögeyi yarıştırmamak, bütünlüğü korumanın en kolay yoludur.
Perde, halı, yastık ve örtü gibi tekstiller mekânın sıcaklığını belirlediği için dokusu ve gramajı öncelikli ölçüttür. Sık kullanılan alanlarda yıkanabilir, solmaya dayanıklı ve leke tutmayan kumaşlar tercih edilmeli. Aynı ortamda en fazla iki üç farklı doku birleştirmek, görüntünün dağınık durmasını engeller.}
Çoğu durumda, mobilya düzenini değiştirmek yerine tekstil ve aksesuar üzerinden hareket etmek en pratik yöntemdir. Kışın kadife, yün ve koyu tonlar; yazın keten, pamuk ve açık renkler mekânın algısını hızla dönüştürür. Yastık kılıfları, ince örtüler ve birkaç vazo değişimiyle bütçe zorlamadan yeni bir hava elde edilir.}
Dar alanlarda ayaklı ve zeminden yükseltilmiş mobilyalar tercih etmek, gözün altta boşluk görmesini sağladığı için mekânı ferahlatır. Depolama alanlarını duvarın yukarısına taşımak, açık raf yerine kapaklı dolap kullanmak ve tek bir büyük ayna ile ışığı çoğaltmak da işe yarayan yöntemlerdir. Çok sayıda küçük obje yerine az sayıda büyük parça kullanmak dağınık görüntüyü önler.
Bu nedenle, doğru aydınlatma seçildiğinde en sade mobilya bile bambaşka bir karaktere bürünür; bu yüzden ışığı her zaman son değil ilk mesele olarak ele alın.