Balkon, evin en çok göz ardı edilen odasıdır. Çoğu zaman kurutma makinesinin, boş saksıların ve kışlık lastiklerin depolandığı bir ara alan olarak kalır. Oysa üç dört metrekarelik bir balkon bile, doğru planlandığında sabah kahvesi içilen, akşam serinliğinde oturulan gerçek bir yaşam alanına dönüşebilir. Sorun genellikle alanın küçüklüğü değil, alanın nasıl kullanılacağına dair bir karar verilmemiş olmasıdır.
Balkonunuzda çalışmaya başlamadan önce üç şeyi netleştirmeniz gerekir. Bunlar atlanırsa aldığınız bitkiler ölür, seçtiğiniz mobilya ıslanır, düzen birkaç ay içinde bozulur.
Bu üç maddeyi netleştirdikten sonra balkon bahçe tasarım kararlarınızın çoğu kendiliğinden şekillenir. Örneğin günde iki saat ışık alan kapalı bir balkonda domates yetiştirmeye çalışmak yerine, yeşil yapraklı ve gölgeye dayanıklı bitkilerle çalışmak hem daha az emek hem daha kalıcı sonuç verir.
Küçük balkonlarda temel mesele, zemini boşaltıp yeşili yukarı taşımaktır. Bunun birkaç yolu var ve her birinin kendine göre bedeli var.
| Yöntem | Kapladığı zemin | Bakım kolaylığı | Uygun olduğu durum |
|---|---|---|---|
| Korkuluk saksıları | Yok | Orta — rüzgâr ve hızlı kuruma riski | Sarkan çiçekler, mevsimlik renk isteyenler |
| Duvara monte raflar | Yok | Yüksek — göz ve el hizasında | Küçük saksılar, mutfak otları |
| Dikey bahçe panelleri | Çok az | Düşük — sulama düzeni şart | Yeşil bir duvar etkisi arayanlar |
| Kademeli merdiven raf | Yaklaşık 40×80 cm | Yüksek | Farklı boyda bitkileri bir arada tutmak |
| Zeminde büyük saksı | Fazla | Yüksek — nadir sulama | Tek bir odak bitki, küçük ağaç |
| Tavandan askı | Yok | Düşük — sulaması zahmetli | Sarkan yeşillikler, üst boşluğu doldurmak |
Pratik yaklaşım, bunları karıştırmaktır: bir köşede tek bir büyük saksı odak oluştururken, duvarda iki raf ve korkulukta üç dört küçük saksı derinlik hissi verir. Hepsini aynı hizada dizmek balkonu koridora benzetir; farklı yüksekliklerde çalışmak ise bahçe hissi yaratır. Küçük odayı büyük gösterme mantığı burada da geçerlidir — göz, dikey katmanları alan olarak okur.
Yeni başlayanlar için en sık yapılan hata, çok fazla türü bir arada denemektir. Her bitkinin farklı su ve ışık ihtiyacı olduğu için bakım imkânsız hale gelir. Üç ya da dört türle başlayıp, hangisinin balkonunuzda gerçekten mutlu olduğunu görmek daha akıllıcadır.
Saksı seçiminde drenaj deliği olmayan hiçbir kabı kullanmayın. Toprağın altına birkaç santim çakıl koymak, kökün suda kalmasını engeller. Sulamayı ise takvime değil parmağınıza bağlayın: toprağın üst iki santimi kuruduğunda sulayın.
Bitkiler yerleştikten sonra insanın nerede oturacağına karar verin. Küçük balkonlarda katlanır sandalye ve korkuluğa asılan katlanır masa, kullanılmadığında yer açar. Alternatifi, içine saksı toprağı, makas ve hortum konabilen sandık formunda bir bank — depolama ve oturma tek parçada birleşir.
Zeminde ahşap ya da kompozit klik döşeme, betonun sertliğini yumuşatır ve suyu altından geçirir. Dış mekâna uygun bir kilim de sıcaklık katar; ancak sürekli ıslanan bir balkonda sentetik ve hızlı kuruyan dokular tercih edilmeli. Halı seçiminde iç mekân için geçerli kurallar burada kısmen değişir: doku dayanıklılığı, desenden önce gelir.
Aydınlatma, balkonu akşam saatlerinde kullanılabilir kılan tek unsurdur. Tek bir tavan armatürü yerine, korkuluk boyunca ince bir ip ışık, birkaç fenerli mum ve gerekiyorsa şarjlı bir masa lambası daha yumuşak bir atmosfer kurar. Sıcak beyaz tonlar, iç mekân aydınlatmasında olduğu gibi burada da dinlendiricid